Adenomyozis, rahmin iç tabakasını oluşturan endometrium dokusunun rahim kas tabakası içine yerleşmesi durumudur. Normalde yalnızca rahim iç yüzeyinde bulunması gereken bu doku, kas tabakası içinde yer aldığında her adet döneminde kalınlaşır ve kanar. Ancak bulunduğu konum nedeniyle dışarı atılamaz ve zamanla rahim duvarı kalınlaşması, hassasiyet ve ağrıya yol açabilir.
Adenomyozis genellikle 35 yaş sonrası kadınlarda daha sık görülür; ancak daha genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Rahim kas tabakası içinde yaygın şekilde dağılmışsa diffüz adenomyozis, belirli bir bölgede sınırlı ise fokal adenomyozis olarak adlandırılır. Bu ayrım görüntüleme yöntemleri ile yapılır ve tedavi planını etkileyebilir.
Adenomyozis, iyi huylu bir durumdur; ancak yoğun adet kanaması, adet ağrısı ve kronik pelvik ağrı gibi belirtiler nedeniyle yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyebilir. Bazı kadınlarda rahim normalden büyük hissedilebilir ve bu durum ultrason bulguları ile desteklenir. Gerektiğinde MR ile değerlendirme yapılarak tanı netleştirilir.
Adenomyozis rahim kas yapısını etkileyen yapısal bir değişikliktir ve endometriozis ile karıştırılmamalıdır. Ancak iki durum birlikte de görülebilir.
Adenomyozis Neden Olur?
Adenomyozisin kesin nedeni tam olarak açıklanamamış olsa da, rahim iç tabakasının rahim kas tabakası içine ilerlemesine zemin hazırlayan bazı faktörler olduğu düşünülmektedir. En güçlü teorilerden biri, rahim duvarının yapısal bütünlüğünün bozulmasıdır. Doğum, sezaryen, kürtaj veya rahim içi cerrahi işlemler sonrasında bu bariyer zayıflayabilir ve endometrium dokusu kas tabakasına doğru ilerleyebilir.
Hormonal etkiler de önemli rol oynar. Özellikle östrojen hormonunun yüksek olduğu dönemlerde adenomyozis belirtileri daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle üreme çağındaki kadınlarda daha sık görülürken, menopoz sonrası dönemde şikayetlerin azalması beklenir.
Bağışıklık sistemi ile ilişkili mekanizmalar ve genetik yatkınlık da olası nedenler arasında yer alır. Aile öyküsü olan kadınlarda risk artabilir. Ayrıca rahim kas tabakasındaki mikro hasarlar veya doğumsal yapısal farklılıklar da adenomyozis gelişiminde etkili olabilir.
Bazı araştırmalarda, doğum yapmış kadınlarda adenomyozis görülme oranının daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Bunun nedeni doğum sırasında rahim kas tabakasında meydana gelen değişiklikler olabilir. Ancak hiç doğum yapmamış kadınlarda da adenomyozis görülebilir.
Adenomyozis Belirtileri Nelerdir?
Adenomyozis belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. En sık karşılaşılan şikayet yoğun adet kanaması ve giderek artan adet ağrısıdır. Daha önce hafif geçen adet dönemlerinin zamanla daha ağrılı hale gelmesi dikkat çekici olabilir. Özellikle ağrı kesiciye rağmen kontrol altına alınamayan ağrı durumlarında adenomyozis ihtimali değerlendirilir.
Yoğun adet kanaması, pıhtılı ve uzun süren kanama şeklinde görülebilir. Bu durum demir eksikliğine bağlı kansızlığa yol açabilir. Halsizlik, çabuk yorulma ve baş dönmesi gibi belirtiler eşlik edebilir. Bazı kadınlarda adet öncesi başlayan ve adet bitiminden sonra da devam eden kasık ağrısı görülebilir. Bu durum kronik pelvik ağrı olarak tanımlanır.
İlişki sırasında ağrı da adenomyozis belirtileri arasında yer alabilir. Rahmin hassasiyetinin artması nedeniyle özellikle derin ilişki sırasında rahatsızlık hissi oluşabilir. Bazı kadınlarda adet dışı lekelenme veya ara kanama görülebilir.
Rahim büyüklüğünde artış da önemli bir bulgudur. Jinekolojik muayenede rahim normalden daha büyük ve hassas olabilir. Ultrason bulguları arasında rahim duvarı kalınlaşması ve kas tabakasında düzensiz görünüm dikkat çeker. Şüpheli durumlarda MR ile değerlendirme tanıyı destekleyebilir.
Belirtilerin şiddeti her zaman hastalığın yaygınlığı ile doğru orantılı değildir. Diffüz adenomyozis olan bazı kadınlarda şikayetler hafif seyrederken, sınırlı yani fokal adenomyozis durumlarında daha belirgin ağrı görülebilir.
Adenomyozis belirtileri özellikle 30’lu ve 40’lı yaşlarda yoğunlaşabilir. Ancak her yoğun adet kanaması adenomyozis anlamına gelmez. Benzer belirtiler miyom veya endometriozis gibi farklı durumlarda da görülebilir. Bu nedenle doğru tanı için görüntüleme yöntemleri ile değerlendirme yapılması gerekir.
Adenomyozis Kansere Dönüşür mü?
Adenomyozis iyi huylu bir durumdur ve doğrudan kansere dönüşmez. Rahim kanseri ile aynı hastalık değildir. Rahim kas tabakası içinde yerleşmiş endometrium dokusunun varlığı, tek başına kanser riski oluşturmaz.
Ancak yoğun adet kanaması ve düzensiz kanama gibi belirtiler başka rahim içi hastalıklarla da görülebileceği için ayırıcı tanı önemlidir. Özellikle 40 yaş sonrası dönemde ortaya çıkan veya giderek artan kanama problemleri mutlaka değerlendirilmelidir. Çünkü bazı durumlarda eşlik eden farklı rahim içi patolojiler bulunabilir.
Adenomyozis ile rahim kanseri arasında doğrudan bir dönüşüm ilişkisi yoktur. Yani adenomyozis olan bir kadında otomatik olarak kanser gelişmez. Ancak her düzensiz kanama adenomyozis olarak yorumlanmamalıdır. Bu nedenle ultrason bulguları ve gerektiğinde MR ile değerlendirme yapılması önemlidir.
Menopoz sonrası dönemde devam eden kanama durumunda mutlaka ayrıntılı inceleme gerekir. Çünkü menopoz sonrası kanama farklı nedenlere bağlı olabilir ve değerlendirme geciktirilmemelidir.
Adenomyozis Tedavisi Nasıl Yapılır?
Adenomyozis tedavisi hastanın yaşına, şikayetlerinin şiddetine ve gebelik planına göre belirlenir. Her adenomyozis vakasında cerrahi tedavi gerekmez. Hafif belirtiler varsa ve yoğun adet kanaması kontrol altına alınabiliyorsa ilaç tedavisi ile takip edilebilir.
İlk basamakta genellikle ağrı kesici ve kanamayı azaltmaya yönelik hormonal tedaviler tercih edilir. Östrojen baskılayıcı veya progesteron içeren ilaçlar adet kanamasını düzenlemeye yardımcı olabilir. Hormonlu rahim içi araç bazı hastalarda yoğun adet kanaması kontrolünde etkili bir seçenektir.
Şiddetli adet ağrısı ve kronik pelvik ağrı olan hastalarda uzun süreli hormonal baskılama tedavileri uygulanabilir. Bu tedaviler rahim kas tabakası içindeki aktif dokunun etkisini azaltmayı hedefler. Ancak bu yöntemler hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz; belirtileri kontrol altına almayı amaçlar.
Gebelik planlayan kadınlarda tedavi yaklaşımı daha dikkatli belirlenir. Çünkü bazı hormonal tedaviler yumurtlamayı baskılayabilir. Bu nedenle çocuk isteyen hastalarda bireysel planlama yapılır.
İleri düzeyde şikayetleri olan, yoğun kanama nedeniyle kansızlık gelişen ve ilaç tedavisine yanıt alınamayan durumlarda cerrahi seçenek gündeme gelebilir. Kesin tedavi rahmin alınmasıdır; ancak bu yöntem yalnızca çocuk isteği olmayan ve şikayetleri ciddi düzeyde olan hastalarda değerlendirilir.
Diffüz adenomyozis ve fokal adenomyozis tedavi yaklaşımı açısından farklılık gösterebilir. Bu nedenle ultrason bulguları ve MR ile değerlendirme sonrasında kişiye özel planlama yapılır.
Adenomyozis tedavisinde amaç, yaşam kalitesini artırmak ve kanama ile ağrıyı kontrol altına almaktır.
Adenomyozis Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Adenomyozis gebeliği etkiler mi?
Adenomyozis bazı kadınlarda gebelik şansını etkileyebilir. Özellikle rahim kas tabakası içinde yaygın yerleşim varsa embriyonun rahim içine tutunması zorlaşabilir. Ancak her adenomyozis vakasında kısırlık görülmez. Hafif olgularda doğal yolla gebelik mümkün olabilir.
Adenomyozis ile endometriozis aynı hastalık mı?
Hayır. Adenomyozis rahim kas tabakası içinde gelişir, endometriozis ise rahim dışındaki bölgelerde görülür. Ancak iki hastalık birlikte bulunabilir ve benzer belirtiler oluşturabilir.
Adenomyozis kendiliğinden geçer mi?
Üreme çağında genellikle kendiliğinden tamamen kaybolmaz. Ancak menopoz sonrası östrojen düzeylerinin düşmesiyle belirtiler hafifleyebilir ve yoğun adet kanaması azalabilir.
Adenomyozis rahim büyümesine neden olur mu?
Adenomyozis rahim kas tabakasında yaygın değişiklik oluşturduğu için rahim normalden büyük hissedilebilir. Bu durum ultrason bulguları ile saptanabilir.
Adenomyozis kansızlık yapar mı?
Yoğun adet kanaması nedeniyle uzun vadede demir eksikliğine bağlı kansızlık gelişebilir. Halsizlik ve çarpıntı gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Adenomyozis ağrısı nasıl olur?
Ağrı genellikle adet döneminde belirgindir. Kasık bölgesinde baskı ve kramp şeklinde hissedilir. Bazı kadınlarda adet dışında da kronik pelvik ağrı görülebilir.
Adenomyozis ultrasonla görülür mü?
Çoğu vakada transvajinal ultrason ile rahim duvarı kalınlaşması ve kas tabakasındaki düzensizlikler görülebilir. Tanının netleşmediği durumlarda MR ile değerlendirme yapılabilir.
Adenomyozis ameliyat gerektirir mi?
Her adenomyozis vakasında ameliyat gerekmez. Hafif belirtilerde ilaç tedavisi ve hormonal yöntemler tercih edilir. Şiddetli kanama ve ağrı durumunda cerrahi seçenek değerlendirilir.
Adenomyozis menopozdan sonra devam eder mi?
Menopoz sonrası östrojen düzeyi düştüğü için belirtiler genellikle hafifler. Ancak rahim yapısal olarak büyük kalabilir.
Adenomyozis erken menopoz yapar mı?
Adenomyozis doğrudan erken menopoz nedeni değildir. Ancak eşlik eden farklı yumurtalık problemleri varsa hormonal değişiklikler görülebilir. Bu nedenle belirtiler birlikte değerlendirilmelidir.